ABD'den seçme gazete ilanları... Anlatım bozuklukları, noktalama işareti eksiklikleri derken bakın ortaya ne komiklikler çıkmış:

"OKUMA YAZMA BİLMİYOR MUSUNUZ? O halde eğitim hizmetlerimizden yararlanmak için bize yazın..."

"OTO TAMİR SERVISI- Bizi denedikten sonra bi daha bi yere gidemeyeceksiniz"

"SATILIK KÖPEK- Her şeyi yer hem de çocuklara bayılır"

"SATILIK ANTİK MASA- Uzun ve ince bacaklı geniş çekmeceli bayanlara uygun" 

"YILBAŞI ÖZEL MENÜMÜZ- Hindi: $3.25, Tavuk: $ 2.25, Çocuk: $ 2.00"

"CAMAŞIRINIZI KENDİNİZ YIKAMAKTAN BIKTINIZ MI?- Gönder ben yıkarım"

# Kategoriler : Eğlence
# Etiketler : Etiket Yok
# Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz
Sabah kahvaltıda kadın; "Eminim, sen bugünün ne olduğunu hatırlamıyorsun bile" dedi.. "Tabii, hatırlıyorum" dedi adam... çıktı, gitti. Öğleye doğru kapı çalındı.. Çiçekçi çocuk harika bir kırmızı gül buketi bıraktı... Az sonra kapı tekrar çalındı, bu defa köşedeki pastanenin çırağıydı gelen... Kocaman bir çikolata kutusu bıraktı gitti. Öğleden sonra gelen kutudan da, olağanüstü güzel bir elbise çıktı.. Kadın kocasının dönmesini zor bekledi ve daha kapıda boynuna sarıldı.. "Önce çiçekler, sonra çikolata, ve sonra da elbise.. Bu hayatımdaki en güzel Cumhuriyet Bayramı..."
# Kategoriler : Eğlence
# Etiketler : Etiket Yok
# Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz
1.. 'damlaya damlaya göl olur' / 'taşıma suyla değirmen dönmez'
2.. 'iyi insan lafın üstüne gelir' / 'iti an çomağı hazırla'
3.. 'bir elin nesi var iki elin sesi var' / 'nerde çokluk orda bokluk'
4.. 'fazla mal göz çıkarmaz' / 'azıcık aşım ağrısız başım'
5.. ' kervan yolda düzelir' / ' balık baştan kokar'
6.. 'söz gümüşse, sükut altındır' / 'sükut ikrardan gelir'
7.. 'harama uçkur çözülmez' / 'güzele bakmak sevaptır'
8.. 'iki gönül bir olunca samanlık seyran olur' / 'iki çıplak bir hamama yakışır'
9.. 'bülbülün çektiği dili belası' / 'bilmemek ayıp değil sormamak ayıp'
10.. 'eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir' / 'ye kürküm ye'
11.. 'eğri otur doğru söyle' / 'doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar'
12.. 'düşenin dostu olmaz' / 'dost kara günde belli olur'
13.. 'ava giden avlanır' / 'atın ölümü arpadan olsun'
14.. 'erken kalkan yol alır ' / 'acele işe şeytan karışır'
15.. 'birlikten kuvvet doğar' / 'körler sağırlar, birbirlerini ağırlar'
16.. 'tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır' / 'lafla peynir gemisi yürümez'
17.. 'gün ola harman ola' / 'perşembenin gelişi çarşambadan bellidir'
18.. 'ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol' / 'hocanın dediğini yap, yaptığını yapma'
19.. 'iyilik yap denize at' / 'merhametten maraz doğar'
20.. 'zararın neresinden dönülse kardır' / 'gelen gideni aratır'
21.. 'yüzü güzel olanın huyu da güzel olur' / 'yüzü güzel olanı değil huyu güzel olanı sev'
22.. 'akıl akıldan üstündür' / 'aklın yolu birdir'
23.. 'el elden üstündür' / 'alet işler el övünür'
24.. 'acı patlıcani kırağı çalmaz' / 'yaşın yanında kuru da yanar'
25.. 'zorla güzellik olmaz' / 'zora dağlar dayanmaz'
26.. 'öfke baldan tatlıdır' / 'öfke ile kalkan zararla oturur'
27.. 'işleyen demir ışıldar' / 'insan yedisinde neyse yetmişinde de odur'
28.. 'fazla mal göz çıkarmaz' / 'azı karar çoğu zarar'
29.. 'insan kıymetini insan bilir' / 'insanoğlu çiğ sut emmiş'
30.. 'anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al' / 'beş parmağın beşi birbirine benzemez'
31.. 'olmaz olmaz deme, olmaz olmaz' / 'iş olacağına varır'
32.. 'eski dost düşman olmaz' / 'güvenme dostuna saman doldurur postuna'
33.. 'harama el uzatılmaz' / 'üzümü ye bağını sorma'
# Kategoriler : Eğlence
# Etiketler : Etiket Yok
# Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz

Askeri bir lisede sigara içmek yasaktır. Bu yüzden öğrenciler subaylardan gizli bir şekilde tuvaletlerde sigara içmektedirler. Yine böyle bir gün tuvalette sigara içerken baskına uğrarlar ve herkes bir tuvalete girer hani içeri giren subay tuvaleti de açıp bakamaz yaa. Tabi o panikle tuvalete girelim derken iki öğrenci aynı tuvalete girer. 

Girer girmez de düşünmeye başlarlar, tuvaletin kapısının altında 20-30 santim kadar bir boşluk vardır. Buradan iki kişi oldukları görülebilir. İşin kötü tarafı o günlerde bir öğrenci eşcinsel ilişkilerden dolayı okuldan atılmıştır ve bu konuda denetim bayağı sıkıdır. Beraber görülürlerse bir yanlış anlama Olabilir.

Düşünürler, taşınırlar. Uyanık Çocuklar! 'Birer ayağımızı kaldıralım!' derler. Nasılsa üniforma giyiyorlar, ayakkabı, pantolon herşey aynidir. İkisi yan yana gelirler sağdaki sağ ayağını soldaki sol ayağını kaldırır. (Umarım durumu gözünüzün önünde canlandırabiliyorsunuzdur!) Bu durumda beklerler, nöbetçi subay gelir eğilir, içeri doğru bakar ve şöyle der:
'Evladım ayakkabılarını ters giymişsin..."

# Kategoriler : Eğlence
# Etiketler : Etiket Yok
# Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz
Beleşçi bir taraftar futbol maçlarına para ödemeden girebilmenin bir yolunu bulmuş. Tribünlerde bir efsane olarak yayılan bu arkadaş, giriş kapısına gelip kapıdaki görevli polise telaşlı bir ifadeyle "Abicim çok acil bi durum oldu. İçeride maçı seyretmeye gelmiş bi abi var, (Bir isim sallıyormuş) hanımı aniden rahatsızlandı. Hastaneye kaldırdık. Onu acilen bulup hemen hastaneye yetiştirmem lazım" diyormuş. Ehliyetini rehin bırakarak içeri giriyormuş. Ama içeride maçı seyredecek kadar kalmak dikkat çekeceğinden, hemmen diğer kapıya koşturup, oradan dışarıya çıkıyormuş. Çıkarken kapıdaki polise "Abicim benim arabayı çekiyorlarmış, bi çıkıp bakiim ne oluyomuş. Problem varsa halledip geleyim" diyomuş. Taabii geri gelince tanısın diye de bu polise de kimliğini bırakıyormuş. Çıkar çıkmaz ilk girdiği kapıya koşturup "Abicim Allah razı olsun ben arkadaşı buldum diğer kapıdan çıktık. Şimdi benim ehliyeti alabilir miyim?" diyomuş. Ehliyeti kaptığı gibi çıktığı kapıya yollanıyormuş. "Abicim ben araba işini hallettim çok saol. Kimliği alabilir miyim?" deyip kimliğini de alarak içeriye sağ salim giriyormuş.
# Kategoriler : Eğlence
# Etiketler : Etiket Yok
# Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz

BİZ TATİLE GİDERİZ... 
Bizde yaş 18'e gelince sürüler halinde Bodrum'a, Marmaris'e gidilir.

Niyet belli! 15 gün orada kalınır. İlk 5 gün güzel kadınlara asılır herkes. Olmayınca şişman Alman kadınlarda şans denenir... Son günlerde ise Pansiyoncu kızlara asılınır... 
Ben de o niyetle Marmaris'e gitmiştim.
Orda bir turist kıza sordum, "Would you like you to swim with me baby" diye. Bu cümleyi kurana kadar da canım çıktı. Kız bana "Thank you" demez mi... Ulan ben onca yıldır İngilizceyi bu Thank you için mi öğrendim!.... 

EZAN VE TOP...

İlkokul çağlarımda sokakta arkadaşlarımla top oynarken, annem hep balkondan çağırır: "Oğlum Beyazıt ezan okunuyor, eve gel." O zamanlar namaz da kılmıyorum. Neden ezan okununca eve gideceğim? O dönemde ezan okunurken benim gibi eve gitmeyip top oynayan arkadaşlarımı tanıyor musunuz: Hakan Şükür, Sergen, Hami, Aykut, Hadi... Peki, benle beraber ezan okunurken eve giden arkadaşlarımı tanıyor musunuz: Ben, Yaşar Nuri Öztürk ... 

MEMLEKET NERESİ ABİ?.. 

Plajda tüm yabancı erkekler sırtüstü yatarken, Türk erkeği yüzüstü yatar. Bir de beline havlu dolayıp, altından don değiştirmeyi başarır. Sanki orası Şengül Hamamı. Herkes terlik giyerken Türk erkeği plajda Tokyo giyer.
Plajda genelde yabancılar kitap okur, Türk erkeği cep telefonu ile konuşur.

BEYAZIT'IN PİPİSİNİ GÖRÜCEZ...

Çocukluğumda, annem eve çağırdığı komşularıyla sohbet ederdi. Bazan sohbet baygınlık verince, "Oğlum hadi teyzelere amcanlara pipini göster" derdi. Ben de o sırada ders çalışırdım. "Yaa anne dersim var, gösteremem" derdim. "Aaaa, ne kadar ayıp!" diye kızarlar... Şu işe bakın; göstermek değil de göstermemek ayıp... Çok istiyorsanız siz birbirinize gösterin. Artık öyle alışmıştım ki, komsu teyzeler gelmeden önce ben göstermeye hazırlanıyordum... Bir gün Perihan teyzeler geldi. Annem kapıyı açıp buyur etti... Perihan teyzeden cevap: "Yok yok, biz girmeyeceğiz. Beyazıt'ın pipisini görüp gidicez..." 

YÜKSEK SESLE YABANCI DİL 

Biz turiste yardımcı olabilmek için elimizden geleni yaparız. Ancak bizde yabancı dil yüksek sesle konuşulur. Mesela bir turist Marmaris'e nasıl gidileceğini soruyor. "Şurdan, şurdan..." diye cevap veriyor bizimkisi. Turist anlamıyor, bizimki sesini yükseltiyor: "Şurdan, şurdaaan..." Turist yine anlamayınca, bizimki bağırmaya başlıyor: "Şurdaaan, şurdaaaan..." Turist korkuyor, anlamış gibi yapıp bir daha soramıyor.

# Kategoriler : Eğlence
# Etiketler : Etiket Yok
# Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz

1970-71 sezonu; Ligin son haftasına Galatasaray 40, Fenerbahçe 39 puanla giriyor... Son hafta Galatasaray Ankara' da PTT ile karşılaşırken, Fenerbahçe İstanbul' da Beşiktaş ile karşılaşıyor...

Ankara'dan gelecek iyi bir haberin hayali ile Fenerbahçe'liler Mithat Pasa stadı tribünlerini dolduruyor... 

Tarih 6 Haziran 1971... Ligde hiç bir amacı kalmamış Beşiktaş her şeye rağmen onurluca direniyor Fenerbahçe'ye... İlk devre golsüz kapanıyor... Ancak önemli bir sorun var... TRT radyo bağlantısında giderilemeyen bir arıza var... Bir türlü Ankara ile bağlantı kurulamıyor... İkinci devre, maçın 80. dakikasına kadar durum 0-0... Bu dakikada FB'li Ogün Altıparmak golü atıyor... Fenerbahçe 1-0 öne geçiyor... Fenerbahçeli idareciler Şeref tribününde golün sevincini yaşarken bir haber ulaşıyor kendilerine... Galatasaray Ankara' da PTT karşısında 2-0 mağlup... Sevinçten ne yapacaklarını şaşırıyorlar... 

Başkan Faruk ILGAZ heyecandan yerinde duramıyor, dayanamıyor saha kenarına iniyor... Futbolcularına sesleniyor:
''Dayanın...İki dakika kaldı...Galatasaray 2-0 mağlup....Dayanın çocuklar...''... 

Mac 1-0 sona eriyor... Fenerbahçe şampiyonluğu kutluyor... Tribünlerden atlayan taraftarlar sahaya iniyorlar... Fenerbahçeli oyuncular, Ziya, Nedim, Ogün, Fuat, Serkan omuzlarda... Tribünler ''Şampiyon... Şampiyon'' tezahüratları ile inliyor... Şampiyonluğu kutlamak için soyunma odasına iniyor Fenerbahçeliler... Aradan dakikalar geçtikten sonra TRT hatlarındaki arıza gideriliyor... Ve Ankara'dan maç sonucu geliyor... Galatasaray 7-1 galip... 

Fenerbahçe soyunma odasında şampiyonluğu kutlayan idareciler ve futbolcularda ölüm sessizliği... 

Böylece 6 Haziran 1971 tarihi, lig tarihimize ''Fenerbahçe'nin Şampiyon olmadan Şampiyonluk Turu attığı'' müstesna bir tarih olarak geçiyor...! Fenerbahçe başkanı Faruk Ilgaz ise, sanırım ''En iyi işletilen kulüp başkanı'' olarak aynı sayfada kendisine özel bir yer buluyor...

# Kategoriler : Eğlence
# Etiketler : Etiket Yok
# Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz

John Draper, diğer adıyla "hacker'ların babası". Dünyanın en eski ve en ünlü hacker'i olarak bilinen Draper, geçtiğimiz günlerde Comsat Türkiye tarafından Swissotel'de düzenlenen SACIS 2002 Konferansı'na katılmak için Türkiye'ye geldi. 

Dünyanın dört bir yanından gelen hacker'larla birlikte bilgisayarlardaki güvenlik sistemlerini nasıl kırdıklarını anlatan Draper, renkli anılarıyla katılımcıları hayli etkiledi. Hele bir anısı vardı ki... 

"1970 yılında MIT Üniversitesi'nde okurken Blue Box (Mavi Kutu) adı verilen bir sistem geliştirdim. Ücretsiz telefon konuşması yapabiliyor, telefonları dinliyordum. Bir gün tesadüfen dinlediğim hattın Beyaz Saray'a ait olduğunu fark ettim. Şoke oldum. Hattaki 'Beni Olimpos'a bağlar mısın?' diyordu. Bekledim. Olimpos kod adıyla konuşan biri olmalıydı. Ama sesi duyunca şaşkınlığım daha da arttı. Bu, Başkan Nixon'dı. Nixon Beyaz Saray'da, Olimpos koduyla biliniyordu. Görüşmenin gerçekleştiği telefon numarasını aldım. Bir gün sonra bu kez ben aradım. Santraldeki kıza, 'Beni Olimpos'a bağlar mısın? Çok önemli' dedim. Hemen bağladı. Sanki Beyaz Saray'ın içinden arayan biri gibi davranmıştım.

Başkan Nixon, karşımdaydı. Ona, 'Efendim bir kriz var. Çok önemli bir kriz' dedim. O da, 'Nedir o?' dedi. Ben, 'Efendim Los Angeles'ta hiç tuvalet kağıdığımız kalmadı' dedim ve kapattım."

# Kategoriler : Eğlence
# Etiketler : Etiket Yok
# Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz

1- Kadın Sünnetçi: Ben geçen sene bir haber okudum gazetede, kadın sünnetçi diye magazin haber vardı. Az bulunur bişiy diye haber yapmışlar. Ben 78 senesinde sünnet oldum, kadındı sünnetçi, karı koca sünnetçiydiler, beyfendi abimi kesti kadın da beni kesti. Çok önemli bişiy değil ama, beyler özenmesin, uyuşturuyolar seni. Şimdi kesecek olsa kadını uyuşturmak lazım. Zaten o da kesemez, ben buna kıyamam der herhalde. KESME DE YANINDA YAT! 

2- Sanatçı Evi: Ben ev aldım, tam ev diyemeyiz, şato diyelim. Ben yalnız yaşayan biriyim kizlara sor. Her 27 dakikada bir yalniz yasarim. Ev guzel de bir ev ha sanatci evi. Dubleks. Bayagi sanatci evi diye bir kavram vardir, dublekstir. Git bir istatistik yap hepsinde dublekstir. Borc harc da olsa dublekstir. Ben oyle bir gorgusuzluk yapmadim. Tripleks aldim, kestirdim. Guzel bir ev dedim ya iste esya falan aldim 11 cek-yat. Hatta bazen milli takim geliyo kalmaya. 

3- Usta: Bir gün eve usta geldi kardeşim, musluk tamir edecek, evde 800 tane musluk var. Ev biraz büyük. Kusura bakmayın. Sanatçı evi dedik ya Allah Allah. 2 dönüm, yani 2 kere dönebiliyosun manasında. 800 tane musluk var, 800 tanede usta çağırdım ki çabuk bitsin. Ama ev büyük ya ustalar birbirlerini göremiyorlar. Hatta ben eve girdim hiç ustaya denk gelmedim. Şaka yapıyorum şaka, sizin istediğiniz olsun, ev küçük, ben varım, usta var, musluk var. Hatta usta çıkmadan musluk açılmıyo o derece. Baktım usta cebelleşiyo konuşayım dedim ustayla. Biliyorum ustaca, dedim napıyosun usta, aaa ben sizi tanıdım dedi. Ya ben babamın oğluyum, bi de ev hali yatak kostümüyle dolaşıyorum ki ben çıplak yatarım. Tanıdım deyince dedim noluyo lan bu kadar mi meşhur olduk anasını satayım. Dedim kimim lan ben. İner misin çıkar misin değil mi abi dedi bana ya! Yıllarca okullarda oku, karikatürler çiz, sahneye çık 1500 kez. İner misin sabaha mı bırakırsın. Dedim anam ikisini de yapmam yüklü miktar para verdim ki başka bir kıtada yaşasın diye, bir daha denk gelmeyelim diye. 

4- Deprem Habercisi: Ahmet Mete Işıkara diye bir adam çıktı dinledik hepimiz aman artçı rihter evet... Ama ne kadar dinledik 2 ay. 2 ay yetti. Ondan sonra adamı seksi erkek falan seçtik. Noldu o bilimsel kimlik? Perişan oldu. O adam şimdi ne söylese kim inanır ki? Deprem geliyooo.. Hadi ordan seksi hahahaha gitti adam hadi jartiyerin gözüküyor. 

5- Okulda Dayak: Okul bana göre değildi ya. Konuşanları tahtaya yazıp dövüyolardı ya. Şimdi millet bilet alıyo ben konuşayım diye. Konuşanlar Cem Yılmaz bir sürü çarpı. Hoca gelip dövüyor. Şimdi git bak sıradadır. 

6- Eğitici Kollar: İlkokulda eğitici kollar vardı hani, hava gözlem kolu, sanırsın ki o derste kopernik geliyo. Halbuki ne biliyo musun? Hava güneşli ha çarpı. işaretliyosun, yüzeysel. 

7- Uzay Bilimcisi: Bir 3. sınıfa giden çocuğa sordum, ne olacaksın büyüyünce diye, çocuk uzay bilimcisi dedi. Zavallının realistik mesleklerden ümidi kalmamış. Manavcı gibi birşey. Bu memlekette mi dedim evet dedi. Dedim sen şimdiden zıplamaya başla anca aya gidersin. 

8- Nükleer Atik: Bir tane nükleer atık geldi, böyle paspaslarla itiyorlardı ya. Lo kaçın lo diyorlardı ya. Radyasyondan koşarak kaçan adam var bu memlekette ya. Yani herif elektrondan hızlı koşuyo. Bu adam senle benle ayni oksijeni yakıyo ya. 

9- Amerika'da Show: Ben Amerika'da bir üniversitede sahneye çıktım. Çok akıllı bir kitleydi. Böle leb demeden Çorum'la ilgili herşeyi anlatıyolar. Hatta ben böle durdum çok komik abi hadi in dediler... 

10- Okuma Fişleri: Eskiden var mıydı okuma fişleri teyzeciğim? Sizin zamanınızda. yookk.. Herhalde tablet halindeydi o zamanlar. İlk fişleri bilirler herhalde. Soğu yer kabuğu soğu gibi. 

11- Havuz Problemi: Havuz problemi kaçta başlıyo hocam? Üçte. İşte o andan itibaren çocuktan yaz aylarında hiç performans bekleme. Havuz problemi. Ben 26 yaşıma geldim daha havuzun içine girilip de keyif yapılan bir şey olduğunu yeni öğrendim. Ben onu hep böyle problem çıkaran bir şey sanıyodum, ya insanin bir havuzla ne problemi olabilir ki? Havuzun ya içine girersin ya da uzaktan işersin. Çocuk bütün sene problemleri çözmüş şimdi havuza girmiyo. Berkant girsene yavrum. Olmaz, problem çıkabilir. 

12- Yaşlı Teyze: Teyze yaslısın dedim, ben yaşlı değilim dedi ya. Ya yaşlısın işte. Daha teyze doğduğu zaman yer kabuğu soğumamış. Oranın ilk teyzelerinden. Homo erectus teyze. O zaten oradaymış tiyatroyu onun üzerine yapmışlar. Niye yaşlı değilim diyosun????? 

13- Mühendis Olmak İsteyen Çocuk: Bir öğrenciye sordum Çapa Tıp Fakültesi ilk tercihin miydi diye hayır dedi. 1.tercihim inşaat mühendisliğiydi dedi. Şimdi o çocuk ne olacak, aklında hep inşaat mühendisliği ameliyat yapacak. Adamı ameliyat ederken dökün çimentoyu falan diycek ya bööle olur mu? 

14- Optik Form: Optik formlarda uyarı vardır. Dışına taşırmayın diye. Lan sıçmıyoruz ki. Ya onu dolduramayacaksam okumayayım yani. Ben sınavda öyle heyecanlandım ki optik formun dışını doldurdum içini boş bıraktım. 

15- HERKES yanacak dediğim bir kişi hariç. O da Fedon. Çünkü Fedon daha yanamaz. Fedon artık limitte onu direk cennete alacaklar. 

16- TÜRK Hava Kurumu bizim memleketin en iyi çalışan kurumu. Kurban derisini veriyorsun ondan uçak yapıyor. Artik nasıl katlıyorsa. Bi de tuzlarsan F-16 oluyor diye bir geyik var ama yalan olmasın. 

17- ASKERDE seni mesleğinle yönlendirirler. Terzisin terzi yaparlar. Atom mühendisiysen gazinoda televizyondan sorumlu olursun. Şahsına santral kuracak değil ya... 

18- GENÇLİĞİN bir lafı vardır, 'En verimli çağımda askere aldılar' Sanki herifi soğuk füzyonu bulurken götürdüler. Bunu söylediği zaman komik durum oluyor. Ama günde sekiz saat antrenman yapması gereken baleti 8 ay botla gezdirirsen Kuğu Golü'nden manda bokuna transfer olur. 

19- EN verimli çağımda askere aldılar. Ne yapıyordun ki? Verimli verimli evde oturuyordum. Ulan ben para basıyordum beni aldılar askere. 

20- NİYE bedelli yapmadın diyorlar. 15 bin mark veriyordun 28 gün yapıyordun. Ben hiç para vermeden 550 gün yaptım. Bir de orada olanı biteni anlatıyorum senede 2 milyon dolar kazanıyorum. 28 günlük birikiminle single çıkaramazsın. 

21- 300 erkek yan yana yatıyorsun abi. Kalabalık bir erkek topluluğu demek, başka bir organizma demek abi. Kadın olmasa bok içinde yüzeriz. Kadın kendine özenmen için sebeptir. Deodorant mi at gitsin. Konyalı arkadaşına koksan ne olur ya. Ayaklarını haftada bir mi yıkıyorsun. Ayda bir yıka. Kim senin mantar yetiştirmene birşey diyebilir. Askerliği yapmış olan o kokuyu bilir. 

22- KÜFÜR konusunda ben muzdarip bir insanım. Bu konuda bir çifte standart var. Vizontele'de ben bir adamı canlandırdım. Yazıldığı haliyle bir orospu çocuğu. O adamı başka türlü canlandırmanın imkanı yok. Bizim eski filmlerimizde falan küfür yoktur. Trajedi yaşanır, adamın karısına, kızına tecavüz, bir de köyü yakarlar. Bizim filmin kahramanı finalde gelir, 'Alçaklaaar'. Yani hiçbir caydırıcılığı olmayan. 

23- BİR eroin kaçakçısının hayatını yapıyor herif. Böyle konuşuyor: Mal geldi mi? Geldi efendim. Fakat, filhakika malımız kantara girdi. Olur mu lan böyle. Bu adamlar böyle konuşmuyor ki. Mal geldi mi? Geldi amına koyum. Malın anasını siktiler. 

24- DENİZ Harp Okulu'nun kuruluş yıldönümünde sahneye çıkıyorum. İlk mezunlar da gelmiş. Nasıl bir yaş ortalaması anlatamam. İlk 20 dakika eski Türkçe anlattım. Filhakika, buna mukabil bir sonraki latifede buluşmak üzere. Benden sonra Ajda Pekkan vardı, şöyle sundum: Yeni yetenek Ajda Pekkan. Abicim sıfır reaksiyon. Herkes onaylıyor. 'Bu kız çok tutacak' diyorlar. 

25- Al kadehi ver al... Lider taklidi yaptım durduk yerde. Eskiden lider taklidi vardı. Simdi çok zor. Ecevit taklidi yapayım desen, iki kişi koluna girecek. Amma zor iş. 

26- 14 Mart Tıp Bayramı'nda doktor arkadaşlarla sohbet ediyoruz. Bizde sperm bankası var mı diye sordum. Yok dediler. Dedim isabet. İçinde banka lafı geçtiği için biri hortumlar rezillik olur. 

27- REENKARNASYONA inananlar var. Yok öyle bir şey. Hep şöyle yapıyorlar. 'Önceki hayatımda Rus Çariçesiydim' Hiç orospu olan yok. Hiç duyuyor musunuz, 'Önceki hayatımda taksi şoförüydüm'. Herkes kral...

# Kategoriler : Eğlence
# Etiketler : Etiket Yok
# Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz

Sevgili Günlük, 
12 Ağustos

Kanada'daki yeni evime taşındım. Çok heyecanlıyım. Burası çok güzel. Dağların manzarası muhteşem. Onların karlarla kaplı halini görebilmek için sabrımı zorluyorum. 

14 Ekim

Kanada dünyanın en güzel yeri. Yapraklar kırmızı ve turuncunun tonlarına dönmeye başladı. Bir atla kır gezintisi yaptım ve bir kaç geyik gördüm. Çok güzeldiler. Muhtemelen yeryüzündeki en harika hayvanlar. Burası cennet olmalı. Burayı çok seviyorum 

11 Kasım

Geyik avlama sezonu kısa bir sure sonra başlıyor. Böyle harika hayvanları öldürmeyi nasıl olur da isterler anlamıyorum. Umarım yakında kar yağışı başlar. Burayı seviyorum. 

2 Aralık

Dün gece kar yağdı. Her yerin beyaz bir örtü ile kaplanışını seyretmek için gece kalktım. Tıpkı kartpostal gibi. Dışarı cıktık merdivenlerdeki ve garajın önündeki karları kürekle temizledik. Kartopu oynadık(ben kazandım). Kar temizleme makinesi (belediyenin )gelince, garajın önündeki karları tekrar temizlemek zorunda kaldık. Harika bir yer. Kanada'yı seviyorum. 

12 Aralık

Dün gece biraz daha kar yağdı. Kar temizleme makinesi ile garajın önündeki karları tekrar temizledik. Burayı seviyorum. 

19 Aralık

Dün gece biraz daha kar yağdı. İşe gitmek için garajdan çıkamadım. Burası çok güzel bir yer fakat kürekle kar temizlemekten yoruldum. Kar temizleme makinesine Lanet olsun! 

22 Aralık

Bu beyaz boktan dün gece biraz daha yağdı. Kürekle kar atmaktan ellerim su topladı ve belim ağrımaya başladı. Kar temizleme makinesinin ben garajın önünü kürekle temizleyene kadar yolun köşesinde gizlendiğini düşünüyorum. Lanet olsun..!!! 

25 Aralık

S.... yılbaşısı. Yine yağdı. Eğer kar temizleme makinesini kullanan herifi bir elime geçirirsem yemin ederim gebertemem. Yollardaki lanet buzları eritmek için neden daha fazla tuz kullanmadığını anlamıyorum. 

27 Aralık

Allah'ın belası dün gece yine yağdı. Kar temizleme makinesinin en son gelişinden beri üç gündür karları kürekle atamadığım için eve hapsoldum. Hiç bir yere gidemiyorum. Hava durumunu sunan spiker bu gece 25 santim daha yağacağını söyledi. 25 cm karın kaç kürek edeceğini biliyor musun? 

28 Aralık

Kuş beyinli spiker yanılmış. 83 santim daha yağdı. Bu gidişle karlar yazdan önce erimez. Kar temizleme aracı kara saplandı ve hıyar oğlu hıyar sürücü benden küreğimi ödünç istedi. Karları temizlerken tam altı kürek kırdığımı ve sonuncusunu da onun kalın kafasında kırmaktan zevk duyacağımı söyledim. 

4 Ocak

Nihayet evden çıkabildim. Markete gittim ve yiyecek aldım. Dönüşte lanet geyiğin biri arabamın önüne atladı. Arabamda yaklaşık 3000 dolarlık hasar var. Bu Allah'ın cezası yaratıkların hepsini gebertmek lazım. Her yerde varlar. Umarım avcılar hepsinin kökünü kurutur. 

3 Mayıs

Arabayı şehirde bir tamirciye oturdum. Yollara dökülen bas belası tuzlar yüzünden arabamın kaportası çürümüş. 

10 Mayıs

Florida'ya taşındım.

# Kategoriler : Eğlence
# Etiketler : Etiket Yok
# Yorumlar : 0 Yorum Yorum Yaz